Hastalığın Önlenmesinde Aşının Rolü
Günümüzde aşılama
gerek ev hayvanları gerekse gıda hayvanları için hastalık önleme
stratejilerinin temel unsurudur. Aşılar, aşıda bütün veya kısmi olarak ihtiva
edilen patojene karşı spesifik bir savunma geliştirmek üzere hayvanın
bağışıklık sistemini uyarırlar.
Spesifik bir
bağışıklık yanıtı ister aşı, isterse doğal yoldan karşılaşılan bir patojen
tarafından uyarılsın, buna aktif olarak edinilmiş bağışıklık adı verilir.
Bağışıklık ayrıca, gerek hiper- immun serumlar aracılığıyla gerekse de plasenta
ya da kolostrum aracılığıyla bağışık bir hayvandan yavrusuna antikorların
nakledilmesiyle pasif olarak da kazanılabilir. Aktif olarak edinilmiş
bağışıklık pasif olarak edinilmiş bağışıklığa kıyasla çok daha uzun bir etki
süresine sahiptir çünkü vücudun patojene karşı kendi yanıtından kaynaklanır.
Aktif olarak edinilmiş bağışıklıkta, vücut kendi savunma unsurlarını
"üretir" ve ikinci bir hastalık etkenine maruz kalma ihtimaline karşı
bunların bazılarını muhafaza eder. Pasif olarak edinilmiş bağışıklıkta ise, bir
başka hayvandan alınan antikorlar sonradan ortadan kaybolur ve böylece
bağışıklık da son bulmuş olur. Hastalık etkenine karşı doğal yollarla maruz kalınması
durumunda bir nebze olsun aktif bağışıklık geliştirme ihtimali her zaman için
mevcut olsa da aktif bağışıklığın aşı ile elde edileni makbuldür, zira aşı
dışında herhangi bir yolla kazanılan aktif bağışıklık durumunda, sonuç
itibariyle hayvan ölümden kurtulup iyileşme şansı yakalasa da hayvanın bir kez
yakalanmış olduğu hastalık, geri kalan yaşam periyodunda gelişme geriliği,
güçten düşme ya da verim kaybı gibi sonuçlara sebep olmaktadır.
Aşının Etki Mekanizması
Patojenler
(ör.,bakteriler, virüsler, vb.) antijen adı verilen ve patojenin bir bağışıklık
yanıtı uyaran kısmını oluşturan protein molekülleri içerirler. Bir patojen 50
ile 1000 arasında spesifik antijen ya da antijenik protein içerebilir. Bir
patojenin antijenleri vücut tarafından algılandığında, patojene karşı spesifik
bir bağışıklık yanıtı oluşur. Bağışıklık sistemi, antikor adı verilen, vücudun
spesifik bir patojene saldırmasına yardım eden özel proteinler üretir ve hücre
içi enfeksiyon durumunda da hücre kaynaklı bağışıklık yanıtını (patojenle
enfekte olmuş hücrelerin yok edilmesi) başlatır. Ani olarak başlayan spesifik
immun yanıtın bir sonucu olarak, tekrar aynı hastalık etkeni ile karşılaşılması
durumunda, vücutta o etkeni kolayca tanıyan antijene spesifik bellek hücreleri
oluşturulur ve antikor seviyeleri yüksek bir sabitede uzun süreler boyunca
değişmeden kalır, ya da en azından bu yönde gayret sarf edilir.
Aşı ile işte bu
mekanizmanın aynısı gerçekleştirilir, fakat bazı farklılıklarla; bütün bunların
gerçekleşmesi için hastalık etkeninin vücuda girip enfeksiyona sebep olmasına
gerek yoktur ve bağışıklık yönünde başarıya ulaşma şansı daha yüksektir. Aşının
bu iki özelliği, aşılamaya ihtiyaç duyulmasının ve bu doğrultuda gelişmeler
kaydedilip üretime geçilmesinin en temel sebeplerini teşkil eder. Kısaca aşıya
duyulan ihtiyacın en temel gayesi bu mekanizmanın elde edilmesidir denilebilir.
Aşı Formları
Aşılar çeşitli formlarda üretilmektedir:
Canlı (virulan)
Canlı zayıflatılmış (modifiye)
inaktive edilmiş (öldürülmüş)
sub-unit
Genetik (rekombinant)
toksoid aşısı
asellüler (hücresel forma sahip olmayıp tasnif edilmiş halde
antijen içeren)
Aşı Uygulama Kuralları
Aşılanacak hayvan en az 6-7 haftalık olmalıdır.
Hayvanlar parazitlerden arındırılmış olmalıdır.
Vucut sıcaklıkları normal (38,5- 39,5 °C) olmalıdır.
Nabız sayısı köpeklerde 90- 110 /dk., kedilerde 110- 130
/dk. sınırları içinde olmalıdır.
Solunum sayısı 15- 30 dak. Sınırları içinde olmalıdır.
Aşılanacak hayvan stres oluşturacak etkenlerden uzak
tutulmalıdır.
Hayvana en az 1 hafta öncesinde kortikostreoid türü
ilaçlardan yapılmamış olmalıdır.
Hayvan ileri gebe olmamalıdır.
Hastalık geçirmiş hayvanlar nekahat döneminde olmamalıdır.
Kullanılan aşılar +2- +8 °C'de muhafaza edilmeli ve kullanma
süreleri geçmemiş olmalıdır.
Aşı prospektüse göre uygulanmalıdır. (İ.V, İ.M, S.C)
Aşılamada kullanılan enjektörler steril olmalı ve
kullanıldıktan sonra imha edilmelidir.
Hayvan sahibine aşılanan hayvana ait bilgilerini, yapılan
aşının tarihini ve etiketini, aşıyı uygulayan veteriner hekimin onayını içeren
bir aşı kartı verilmelidir.
Uygulanan aşı programı her sene tekrarlanmalıdır.
AŞILAMA GEREKTİREN HASTALIKLAR
Panleukopeni: Parvoviruslar tarafından oluşturulan, akut
seyirli, kanlı ishal ve kusmayla karakterize öldürücü ve bulaşıcı bir kedi
hastalığıdır.
Enzootik Koriza (Rhinotracheitis): Kedi herpes virusu
tarafından oluşturulan akut seyirli, burun akıntısı, aksırık, göz yaşı akıntısı
ve konjuktivitis ile karakterize solunum sistemi hastalığıdır.
Calici Virus Enfeksiyonu: Calici virus tarafından
oluşturulan akut seyirli ve özellikle genç kedileri etkileyen, üst solunum
yollarında akciğerlerde bozukluklar, ağızda ülseratif lezyonlar, ishal ve
eklemlerde yangıyla seyreden viral bir hastalıkdır.
Kedi Enfeksiyöz Peritonitisi (FIP): Corona grubuna ait bir
virus tarafından oluşturulan çoğunlukla 6 aylıkla 5 yaş arasındaki kedilerde
görülen, genelde karın boşluğuna sıvı toplanması, halsizlik, lenfopeni ve iç
organlarda granülomatöz değişiklikler ile karakterize subakut ve kronik seyirli
bulaşıcı bir hastalıkdır.
Kedi Lösemisi (Feline Leukozis): Oncorna virular tarından
oluşturulan lenf bezlerinde tümör oluşumuna ve kanda lenfosit artışına neden
olan kronik seyirli bir hastalıkdır.
Chlamidia Enfeksiyonu: Chlamidia psittaci tarafından
oluşturulan akut seyirli, burun akıntısı, göz yaşı akıntısı, göz kapaklarında
şişlik, solunum güçlüğü, sarı yeşil ishal ve sinirsel bozukluklarla karakterize
bulaşıcı bir hastalıkdır.
Kuduz: Rabies virusu tarafımdan oluşturulan akut seyirli,
bilinç kaybı, huzursuzluk, saldırgan tavır, salya artışı, yutkunma güçlüğü ve
çeşitli felçlerle karakterize ölümle sonuçlanan bulaşıcı viral bir hastalıkdır.
Aşılama Programı
Veteriner Hekiminize danışınız!!!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder